Sayfalar

24 Ekim 2011 Pazartesi

GSM Operatörleri: Reklam Beğenirliği ve Satın Alma(ma)

Türkiye’de GSM temelli mobil iletişim, Şubat 1994’te Turkcell’in hizmete girmesiyle başladı. Turkcell 17 yıllık süreçte 34 Milyon aboneye ulaştı. 2004 yılında Aycell ve Aria markalarının birleşmesi sonucu AveA markası doğdu ve o günden bugüne 12 milyon aboneye ulaştı. Vodafone markası ise 2006 yılında Telsim’i satın aldı ve 2011 yılı itibariyle 17 milyon abone sayısına ulaştı.

9 Kasım 2008 tarihinden itibaren aboneler, cep telefonu numarası değişmeden GSM operatörü değiştirme imkânı buldu. 2011 Mayıs ayına kadar 28.5milyon abone numarasını başka bir operatöre taşıdı. Kampanyalardan faydalanmak isteyen aboneler o operatörden bu operatöre sık sık geçiş yaptı. Abone sayıları yaklaşık olarak yukarıda belirttiğim gibidir.

Facebook sayfamda yaptığım ankette şu soruyu sordum; “GSM operatörlerinin en beğendiğiniz reklam yüzü hangisidir?”. Oranlar beklediğim gibiydi.
  •           Vodafone   -  Şafak Sezer  %10
  •           Turkcell      -  Şahan Gökbakak %20
  •           AveA          -  Erdem Yener (Fasülye) %70



Yapmış olduğum küçük çaplı ankete ve gözlemlerime göre Erdem Yener'li AveA reklamı daha fazla beğenilmektedir. Peki başka operatörde olup Erdem Yener'li AveA reklamına maruz kalan ve reklam tutumu pozitif olanların, yani reklamı beğenenlerin satın alma isteği hangi yönde gelişecek? Duygularımızda pozitif çağrışımlar yaratan reklamların beğenilmesinin, markanın beğenilmesine yol açtığını ve en sonunda satın alma niyetinin ortaya çıktığını bilmekteyiz. Belki AveA'nın beğenilen bu reklam filmi ve "sizdebirakabilirsiniz" reklam kampanyasından sonra bilim bir kez daha haklı çıkacak!Ama 12 yıllık Turkcell kullanıcısı olan ve AveA reklamında muhteşem derecede eğlenen ben, neden hala Turkcell’iyim? Alışkanlık mı üşengeçlik mi? Reklamlarını beğeni derecem en az olan Vodafone’a bile geçmeyi düşünmeme rağmen AveA neden değil? Yoksa AveA’da beni çekmeyen başka bir şey mi var?

Yazının başında Aycell ve Aria markalarının birleşmesiyle AveA markasına gidildiğini söyledim. Yoksa sorumun cevabı, bende kaliteli olduğu izlenimi yaratmayan Aycell’in A’sının bilinçaltımda ki etkisi mi?

10 Ekim 2011 Pazartesi

Marka(j)

Günümüz rekabet koşullarında vazgeçilmez olmak deveye hendek atlatmak, Barcelona'yı Camp Nou'da yenmek kadar zor. Vazgeçilmez olma yolunda kalite, inovasyon ve müşteri memnuniyetinin süreklilik arz etmesi gerekmektedir. Ki bundan ziyade müşteri ile marka arasında "Bağ Kurmak" marka yöneticileri için önceliği en yüksek eylem planı gerektirmektedir.

Ürün yada hizmetin taklit edilme hızı o kadar yüksek ki siz piyasaya sürmeden taklitleri çıkıyor desem çokta abartmış olmam herhalde. Yaptığınız her hareket yakın takibe alınıp çok kısa bir süre sonra piyasada rakipler tarafından taklit ediliyor yada onlara yeni fikir üretmede ışık oluyor. Yukarıda söylediğim gibi kalite, inovasyon ve müşteri memnuniyetinin süreklilik arz etmesi gerekmektedir. Ne yaptığımıza takılı kalmayıp Ne yapacağız? sorusu üzerinde durmamızın daha önemli olduğu düşüncesindeyim.

Gıda sektöründe Ülker Eti arasında bu tip yakın takiplerin olduğunu hep birlikte görmekteyiz. Ülker Metro'ya karşılık Eti Maximus'u çıkardı. Eti Cin'e karşılık Ülker Çokoprens Turta'yı çıkardı. Bunların hangisi hangisinden daha başarılı oldu, marka algılarını ve bilinirliklerini vs. onu sonra tartışacağız.

Teknolojide de benzer örnekleri sıkça görmekteyiz. Çamaşır makinasından buzdolabına, cep telefonundan bilgisayara.. 10 Kg kapasiteli bir çamaşır makinası üreten firmanın rakibi en kısa zamanda bunu kendi ürünlerinde uygulamakta, 3 boyutlu TV üreten bir markanın rakibinin ürünlerinde aynı özelliği görmekteyiz.

Hz. Mevlana'nın dediği gibi "Dünle beraber gitti cancağızım düne dair ne varsa, şimdi yeni şeyler söylemek lazım.". Kaliteden ve müşteri memnuniyetinden ödün vermeden, inovatif yaklaşım ile sürdürülebilir başarının anahtarı sizin markanızın elinde olacaktır.