M.Rauf Ateş inovasyonu; “Henüz karşılanmamış bir piyasa ihtiyacına cevap veren ve kullanılacak gerekli kaynakların maliyetinden daha fazla değer yaratan yeni bir kaynak bileşimi” olarak tanımlar.
Burada altını çizmek gereken en önemli unsur ‘değer yaratan’ kısmıdır. Çağın ruhunu yakalayan ve buna değer katarak müşteri beklentilerine cevap veren firmalar temellerini sağlamlaştıracaklardır.
1900’lerin başında üretim ve ürün odaklı pazarlamanın yerini “Değer Temelli Pazarlama” almış, müşteri odaklı olma kaçınılmaz bir hal almıştır.
“Ben ufuklara değil de yakın çevreme baksaydım, hızlı giden at arabaları üretirdim” diyen Henry Ford, bu ileri görüşlülüğü ve yeniliğe verdiği önem ile hafızalara kazınmıştır. 100 yılı aşkın bir deneyime sahip olan General Motors’un bugün ki yönetiminin H.Ford’un bu felsefesini kavrayamadığını görmekteyiz. Tam bu noktada şunu söylemek istiyorum. “Sürdürülebilir başarının anahtarı, yok olmama adına inovasyon”.
Yenilikçi yaklaşımı ve değişim gücünü yitiren şirketler kan kaybetmeye ve yok olmaya mahkûm oluyor. Bu yenilikçi yaklaşımı ve değişim gücünün, yani İnovasyonu şirket kültürü haline getirmek yöneticinin asli görevlerinden biri olmalıdır. Temel Aksoy; “Şirket içinde ki yaratı düşünme ortamı, yeni fikirlerin hayat bulması, farklılıkların hoş görülmesi, çalışanların risk alabilmeleri, inovasyon kültürü yaratmanın ön koşuludur” der. Steve Jobs ise böyle bir şirkete dönüşmenin büyük bir disiplin işi olduğunu belirmektedir.
İnovasyon ipten alır, hayat kurtarır. Her gün yeni bir şey katma, değer katma fikriyle yola çıkan markalar belki de ölümsüzlüğünün temellerini atmış olacaklardır.
“Dünle birlikte gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım” Hz. Mevlana
“İki günü aynı olan ziyandadır” Hadis-i Şerif
“İki günü aynı olan ziyandadır” Hadis-i Şerif
Son olarak Shakespeare’den bir alıntıyla tamamlayalım. “Olmak yada olmamak” Tercih sizin!


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder